İSTANBUL’UN FETHİ Fatih Sultan Mehmed padişah olduktan sonra ilk iş olarak, devamlı ayaklanma çıkaran Karamanoğlu Beyliğine karşı sefere çıktı. Karamanoğlu İbrahim Bey af diledi. Fatih İstanbul’un fethini düşündüğü için onu bağışladı.
YAPILAN HAZIRLIKLAR İstanbul’un Osmanlı Devleti’nin hakimiyeti altında girmesi, ticari ve kültürel yönden önemli bir avantajın daha ele geçirilmesi demekti. Boğazlar tam anlamıyla kontrol altına alınacak ve bu sayede Karadeniz ticaret yolları ele geçirilmiş olacaktı. Karamanoğulları meselesini çözen Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethi için gerekli hazırlıklara başladı Yıldırım Bayezid’in İstanbul kuşatması sırasında yaptırdığı Anadolu Hisarının karşısına, Rumeli Hisarı (Boğazkesen) inşa edildi. Bu sayede Boğazlar’ın kontrolü sağlanacak, deniz yoluyla gelebilecek yardımlara karşı tedbir alınmış olacaktı. 400 parçadan oluşan bir donanma inşa edildi. Turhan Bey komutasındaki bir Osmanlı donanması Mora’ya gönderildi ve İstanbul’a yardım gelmesi engellendi.Eflak ve Sırbistan ile var olan barış antlaşmaları yenilendi. Macarlarla da üç yıllık bir antlaşma yapıldı. Osmanlıların bu hazırlıkları karşısında, Bizanslılar da boş durmuyordu. Surlar sağlamlaştırılıyor ve şehre yiyecek depolanıyordu. Ayrıca Bizans İmparatoru Konstantin, Haliç’e bir zincir gerdirerek, buradan gelecek tehlikeyi önlemeye çalıştı.
Fatih Sultan Mehmed, büyük gayesini gerçekleştirmek için, Macarlara, Sırplara ve Bizanslılara karşı yumuşak davranıyordu. Amacı Haçlıların birleşmesini önlemek, onları tahrik etmemek ve zaman kazanmaktı.
İlk gen haritası 2003 yılında tamamlanmıştı ve tamamlanması tam 13 yıl sürmüştü, ayrıca 437 milyon dolarlık bir servetin gözden çıkarılması gerekmişti bu iş için. Sonrasında bu süre kısaltılarak geçtiğimiz yıl 4 yıl süren bir çalışma ve 10 milyon dolarlık bütçeyle ikinci bir gen haritası çıkartıldı. Asıl önemli olan ise, bu yıl içinde gen haritası çıkartmanın 4 hafta gibi bir sürede 100 bin dolarlık bütçeyle yapabilecek olması.
Uzmanların görüşleri 2008 yılının gen okumada bir dönüm noktası olacağı yönünde, hatta bu durumu bilgisayarların 1979 yılından 1980 yılına geçerken gösterdiği hızlı gelişime benzetiyorlar. Tahminlere göre ise gen haritası çıkarmak 2012′de 2 gün sürecek ve 100 dolara tutacak, 2015te ise çok küçük ücretlere bebekler doğduğunda anda hastane tarafından gen haritası verilecek.
Esquire dergisinin web sitesinde yer alan bu yazıda dünyayı değiştirecek 6 fikirden bahsediyor. Gerçekten hepsi ayrı ayrı değerli çalışmalar. Bunlardan kısa kısa bahsedeceğim ilk olarak ise bir türk olan Cafer Yavuz‘un da içinde bulunduğu proje hakkında bilgi vererek başlayalım.
- The pollution magnet/Kir mıknatısı
Bu fikir sayesinde içme suları çok ucuz bir yolla temizlenecek ve dünyada kirli su içmek zorunda kalan milyonlarca insan daha temiz su tüketme imkanına sahip olacaklar. Projenin başında Vicki Colvin isimli profesör bulunuyor.
igara bırakmayı zor kılan önemli unsurlardan biri bırakmanın getireceği bütün faydaların ve devam etmenin getirecegi bütün zararların insanın gözüne olabildigince uzak gözükmesidir.İnternette dolaşırken rastladıgım bu websitesinde adım adım bırakma süreci listelenmiş : Bırakmanın ilk gününden tutun bırakmanın getirdiği geçici semptomplarla nasıl başa çıkılacagına ve bazı zor durumların nasıl atlatılabileceğine kadar değinilmiş oldukça güzel bir kaynak. Ben sigarayı bırakmanın vücut üzerindeki bitakım anlık ve belirli vadede gerçekleşen etkilerinden bahsetmek istiyorum. Hemen şu anda sigara içmeyi bırakacak olsanız :
- 20 dakika içinde kan basıncı normal seviyesine düşer.
- 8 saat içinde kan akışınızdaki karbonmonoksit miktarı yarıya düşer ve oksijen miktarı normale döner.
- 48 saat içinde kalp krizi geçirme riskiniz azalır. Bütün nikotin vücudunuzdan atılır.Tat ve koku alma duyularınız normal seviyesinde döner.
- 72 saat içinde bronş tüpleriniz rahatlar ve enerji seviyeniz normale döner.
- 2 hafta içinde kan dolaşımınız hızlanır ve sonraki 10 hafta da dolaşım hızınız ilerleme kaydetmeye devam eder.
- 3-9 ay içinde akciğer kapasiteniz %10 civarında artacağından öksürükleriniz, hırıltınız ve nefes alma problemleriniz büyük oranda azalır.
Dünyanın en yaşlı ağacı İsveç’in Dalarna bölgesinde tespit edildi. Ladin türündeki ağaç 9.550 yaşında. Ladin ağacı, hava şartlarındaki ciddi değişimlere karşı dayanıklılığıyla ve hayatta kalmaya yönelik inatçılığıyla biliniyor.




