[SY]

Kişisel Web Sayfasıdır

"distopik filmler" ile etiketlenmiş yazıları görüntülüyorsunuz

Daha önce bu konuda sözü geçen bir blogun top 50 listesini yayımlamıştım. Şimdi ise bana göre en iyi distopik filmleri yayımlıyorum. Gerçeği sorgulama ise en sevdiğim kısımları… Buradaki listeleme en iyiden kötüye yada gişe hasılatına göre değil tamamen kişisel zevkime göredir. İzlediğim filmleri posterleri ve açıklamalarıyla, izlemediklerimi yada izlemeyi planlayıp izleyemediklerimi normal bağlantı olarak sunuyorum.
okumaya devam edin…

Siberpunk

Yorum yok

James G. Ballard üzerine kısa notlar;

1- İkinci Dünya Savaşının kapanış görüntüsünü, o bir anda parıldayıp kaybolan ışığı karşı kıyıdan gören çocuk Ballard, savaşın yıkıcılığından ve daha sonradan ne olduğunu öğreneceği o güçlü ışıktan, nükleer teknolojinin ilk ve en kötü örneği olan bombadan, derinlemesine etkilenmiştir.
2- Bilim-kurgunun, şimdi biraz daha belirginleşen haliyle Siberpunk tarzına daha yakın yazan Ballard’ın ilgisi daha çok Gerçeklik ve giderek tutsağı olduğumuz hep daha ileriye, biraz daha ileriye giden Teknoloji üzerinedir.
3- Ballard’a göre, çağımızda yaşam; kitle iletişimi, imajlar, reklamlar ve reklamcılığın bir dalı olan politika gibi sayısız kurgulardan oluşur, gelecek şimdiyi anlamak için geçmişten daha iyi bir anahtardır. Bu yüzden bilim-kurguya inanır, içinde yaşadığımız bu kurgular arasındaki gerçekliği bulup ortaya çıkarma ve anlatma misyonunu bu önemli yazın türüne yükler.
4- Teknolojinin insanı tüm sinir sistemi ile, en basit güdülerinden en karmaşık davranışlarına kadar kendine bağlamasını, insanın teknolojiyle birleşmek isteyecek sapkınlığa ulaşmasını, bunun dehşetini ama giderek kaçınılmazlığını Crash-Çarpışma adlı eserinde anlatır. Cronenberg tarafından görselleştirilen eserin her karesinde tutku halini aşmış, esrik, makineyle bir olmak isteyen insan organizmasının “bize göre” sapkın bilinç hali verilir. Halbuki insandoğası buna müsaittir.
5- Yakın Geleceğin Mitosları-Myths of the Near Future adlı kitabında bir dizi gelecek tasarımı yapar, 1982’de yayınlanan bu kitabın “yoğun bakım” isimli öyküsünde; insanların tamamen tv ekranları ve kameralarla donatılmış mekanlarda hiçbir organik temas olmaksızın seks, aile, eğitim, alışveriş, tatil gibi işlerinin halledildiğini görürüz, teknoloji giderek hayatı kolaylaştırma adına insanı organik iletişimden, dokunmaktan, koklamaktan, hissetmekten alıkoymuştur. Bir süre sonra tüm gerçekliğin bu olacağı aşikardır.
Yapıtları:
The Crystal World
Crash, (filmleştirildi, yönetmen D. Cronenberg)
Concrete Island,
The Unlimited Dream Company,
Hello America,
Empire of the Sun(filmleştirildi, yönetmen S. Spielberg)

Kaynak

İzlediğimiz distopik filmlerin bu mantalitenin üzerine inşa edildiğini farzederek ön bilgi vermek istedim. Yakında çok beğendiğim distopik – bilim kurgu – aksiyon filmlerini inceleyip haklarında yorumlar yapacağım =)

Saygılar…

Powered by WordPress Web Design by SRS Solutions © 2010 [SY] Design by SRS Solutions