Filed under Film Tavsiye Etmek İsteseydim... by Sermat on 03 Ekim 2009 at 18:23
one comment
Uzman esir ara bulucusu Teğmen Phoebe McNamara; büyüyen kızı, agorafobik (dışarı çıkma korkusu) annesi ve sessiz zengin aşığı Duncan ile birlikte kendisini hiç beklemediği olayların içerisinde bulur.
Lost dizisindeki rolü yüzünden 5. sezonda ayrılmak zorunda kalan “Emilie De Ravin” bir çok film projesine imza atmış, dedikodular böyle diyor… High Noon her ne kadar bir TV filmi de olsa güzel bir aksiyon diyebiliriz.
(daha fazla…)
Filed under Film Tavsiye Etmek İsteseydim... by Sermat on 24 Mayıs 2009 at 15:56
one comment
Her şeye evet demeye hazır mısınız?
Hayatını dış dünyaya kapamış bir insan. Modern bir hayatta umutsuz bir şekilde yaşıyor. Kendilerini ilkel kabileler gibi cam fanusun içine hapsetmiş bir varlık. Gündelik hayatı da bir o kader sıkıcı ve içinde bulunduğu durumun farkındalığına rağmen kaçma cesareti bile gösteremiyor. Deneme cesareti bile yok. Varın siz düşünün. Olay örgüsü klasik yaşam tarzı ile başlıyor. Birbirinin birebir kopyası sıradan günler. Ev-iş ekseninde yaşam. Birkaç arkadaş. Hepsi bu (Mevlana’nın sözünü hatırlatmadı değil hani. Ne güzel söylemiş büyük düşünür. Dünle beraber gitti cancağızım. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım) Bu dönem öyle monoton ki ki sizi de sıkabiliyor. Sizi öyle bir şekilde yönlendiriyor ki izledikleriniz ne olursa olsun battıkça batan bir geminin tekrar yüzdüremeyeceği fikri yerleşiyor. Gayri ihtiyarı olarak belleğinizde. Ne olursa olsun değişilmez bir yaşam.
(daha fazla…)
Filed under Film Tavsiye Etmek İsteseydim... by Sermat on 19 Ocak 2009 at 22:51
2 comments

[imdb]0373051[/imdb]
Beyazperde’de 3 boyutlu film zevkini ilk kez bu kadar gerçekçi yaşayacaksınız! Journey 3D, Nasa teknolojisi ile üretilen ve üç boyutlu sinemaya yepyeni bir soluk getiren Dijital 3D tekniği kullanılarak, canlı oyuncular ile çekilmiş, “animasyon olmayan ilk film” olma özelliğini taşıyor.
Konusunu, Jules Verne’in ünlü romanı Dünyanın Merkezine Yolculuk’tan alan filmin başrollerinde Brendan Fraser, Josh Hutcherson ve Anita Briem var.
Film, maceraperest bir bilim adamı olan amcası (Fraser) ile, İzlanda’ya giden Sean (Hutcherson), burada onlara rehberlik eden Hannah’nın (Briem), tesadüfen gizli güzellikler ve tehlikelerle dolu bambaşka bir dünya keşfetmelerini konu alıyor.
(daha fazla…)
Filed under Film Tavsiye Etmek İsteseydim... by Sermat on 18 Ocak 2009 at 21:12
one comment

[imdb]0441773[/imdb]
Panda ayısı Po, antik Çin’deki Barış Vadisi’nde ucuz bir restoranda garson olarak çalışmaktadır. Kung fu fanatiğidir ama vücudunun şekli son derece hantal ve biçimsiz olduğu için kung fu dövüş sanatını bir türlü en iyi şekilde sergileyemez. Po’nun en belirleyici özelliklerinden birisi de, antik Çin’deki hayvanların en tembeli olmasıdır. Bu arada Barış Vadisi’nin kapısına birbirinden güçlü düşmanlar dayanmıştır. Eski bir efsaneye göre günün birinde bir kahraman doğacak ve halkına (vadi sakinlerine) mutlak kurtuluşu ve huzuru armağan edecektir. Ancak vadi sakinlerinin umutla beklediği Seçilmiş Kişi’de olması gereken işareti, vadideki en tanınmış savunma sanatları ustaları bile bedenlerinde taşımamaktadır. Vadinin en tembel, en üşengeç hayvanı olarak üne kavuşan Panda ayısı Po günün birinde bir yarışmaya katılınca vaad edilen kurtarıcının taşıması gereken işareti vücudunda taşıdığı fark edilir. Bu durum karşısında herkes çok şaşırır. Gereken/beklenen işareti bu uyuşuk panda ayısının taşıdığını gören dövüş sanatı ustaları ise tam bir şok geçirir. Ancak çok fazla zaman kaybetmeden, ne yapıp edip, bu kibar ve tembel Panda ayısını bir kung fu savaşçısına/ustasına dönüştürmekten başka çareleri de yoktur.
Türkçe seslendirenleri merak mı ediyorsunuz işte burada:
(daha fazla…)
Filed under Film Tavsiye Etmek İsteseydim... by Sermat on 27 Eylül 2008 at 04:14
7 comments
Daha önce bu konuda sözü geçen bir blogun top 50 listesini yayımlamıştım. Şimdi ise bana göre en iyi distopik filmleri yayımlıyorum. Gerçeği sorgulama ise en sevdiğim kısımları… Buradaki listeleme en iyiden kötüye yada gişe hasılatına göre değil tamamen kişisel zevkime göredir. İzlediğim filmleri posterleri ve açıklamalarıyla, izlemediklerimi yada izlemeyi planlayıp izleyemediklerimi normal bağlantı olarak sunuyorum.
(daha fazla…)
Filed under Film Tavsiye Etmek İsteseydim... by Sermat on 25 Eylül 2008 at 18:16
5 comments
Öncelikle distopik filmleri özellikle seçip izleme işine, DivxPlanet forumlarında dolaşmaya başladıktan sonra başladım diyebilirim. Matrix filmini izlemiş ve hastası olmuş biri olarak bu tarz gerçeği sorgulayan, aslında bir yanılgı içinde olabileceğimiz sorusunun akıllardan gitmemesine sebep olacak filmlerin adlarının distopiadan geldiğini de yine buradan öğrendim. Bir önceki yazımda alıntıladığım Siberpunk mantığını kullanarak distopik filmler yapıldı şu ana kadar. Karamsar bir gelecekte ele geçirilen insanlık ve normal olmayan bir insanın bu duruma müdahalesi… Genelde umutsuz gelecek; kendi ellerimizle yaptığımız makineler tarafından yaratılıyordu. Bunun olmadığı yani siberpunk mantığını kullanmayan bir distopik film var ve üstelik Türk filmi. Çok uzun soluklu bir proje olan “mahkum.net” sayesinde ilk yorum yazanın yönetmen yardımcısı bile olduğu olağan üstü film “Sıfır Dediğimde” filmini mutlaka seyredin. Giriş bölümünün ardından bu konuda otorite olmuş bir sitenin listesini sizlerle paylaşıyorum.
(daha fazla…)
Filed under Film Tavsiye Etmek İsteseydim... by Sermat on 19 Nisan 2008 at 07:25
no comments

[imdb]0453467[/imdb]
(daha fazla…)
1 / 11