Yes Man / Bay Evet

Her şeye evet demeye hazır mısınız?

Hayatını dış dünyaya kapamış bir insan. Modern bir hayatta umutsuz bir şekilde yaşıyor. Kendilerini ilkel kabileler gibi cam fanusun içine hapsetmiş bir varlık. Gündelik hayatı da bir o kader sıkıcı ve içinde bulunduğu durumun farkındalığına rağmen kaçma cesareti bile gösteremiyor. Deneme cesareti bile yok. Varın siz düşünün. Olay örgüsü klasik yaşam tarzı ile başlıyor. Birbirinin birebir kopyası sıradan günler. Ev-iş ekseninde yaşam. Birkaç arkadaş. Hepsi bu (Mevlana’nın sözünü hatırlatmadı değil hani. Ne güzel söylemiş büyük düşünür. Dünle beraber gitti cancağızım. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım) Bu dönem öyle monoton ki ki sizi de sıkabiliyor. Sizi öyle bir şekilde yönlendiriyor ki izledikleriniz ne olursa olsun battıkça batan bir geminin tekrar yüzdüremeyeceği fikri yerleşiyor. Gayri ihtiyarı olarak belleğinizde. Ne olursa olsun değişilmez bir yaşam.

(daha fazla…)

Yeni idolüm “Murphy” ve onun kanunları…

Adam süper bulmuş. Genelde benim ve bir çok kişinin aklına geldiğine eminim. Ancak kötü olan şeylerin akılda kaldığını düşünerekten bu kadar pesimist bir sonuç çıkarılmış da diye bilir miyiz?..

Murphy yasaları – kanunları diyor ki:

  • Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.
  • Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.
  • Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.
  • Bir şeyin olma olasılığı, istenme olasılığı ile ters orantılıdır.
  • Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.
  • Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.
  • Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.
  • Ne kadar beklersen bekle istendiği zaman gelecektir.

Bunlar genel kurallar biraz da örneklere bakalım:

(daha fazla…)

İskoçyanın koyunu, sonradan çıkar oyunu!

Bir mühendis, bir fizikçi ve bir matematikçi iskoçyada trenin penceresinden bakarken siyah bir koyun görürler, mühendis hemen atılır;

- “İskoçyadaki bütün koyunlar siyah” der. Fizikçi söze karışır;
- “İskoçyadaki bazı koyunlar siyah” der ve tabi matematikçi son noktayı koyar;
- İskoçyada en az bir tarafı siyah olan en az bir tane koyun vardır.

Nihaha yarıldım ya bu fıkrayı bulan süper düşünmüş. Hani bir matematikçi olarak çok beğendim… :P

Meclis!

Osman Yüksel’in milletvekili olduğu yıllardır. Bir gün meclis kürsüsünde, kendisine lâf atan vekillere dayanamaz ve:

-Bu meclistekilerin yarısı eşektir! der ve iner kürsüden.Bunun üzerine meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister. Arkadaşlarının da ricası ile tekrar kürsüye çıkar ve keskin zekâsını gösteren ve vekilleri rahatlatan şu sözleri söyler:

-Bu meclistekilerin yarısı eşek değildir!

Bu adam tam matematikçiymiş yahu :)

(daha fazla…)

Şu Meşhur Fibonacci!..

Fibonacci (Leonardo Fibonacci) ve Fibonacci dizisi…

Kim bu Fibonacci?

Pisalı Leonardo Fibonacci Rönesans öncesi Avrupa’nın en önde gelen Matematikçisidir. Fibonacci için, “Matematik’i Araplar’dan alıp, Avrupa’ya aktaran kişi” denilebilir.

Fibonacci ‘nin yaşamı hakkında matematik yazıları dışında pek az şey biliniyor. İlk ve en iyi bilinen kitabı Liber Abaci’nin yazıldığı 1202 tarihine bakılırsa, 1170 dolayında doğmuş olabileceği sanılıyor. Bu yönde pek kanıt olmamakla birlikte İtalya’nın Pisa kentinde doğmuş olması olasılığı var. Fibonacci henüz çocuk yaştayken, Pisa’lı bir tüccar olan babası Guglielmo, Pisalı tüccarların yaşadığı Bugia adlı Kuzey Afrika limanına Konsül olarak atanır. (Bu liman, şimdiki Bejaya’dır ve Cezayir’dedir.) Babası burada oğluna hesap öğretmesi için bir Arap hoca tutar. Fibonacci daha sonra Liber Abaci’de hocasından “Dokuz Hint Rakamının Sanatını” öğrenirken duyduğu mutluluğu anlatacaktır.

Fibonacci ‘nin Liber Abaci adlı kitabının yayınlandığı yıllarda, Hindu-Arap sayıları, Avrupa’da Harzemli Muhammed Bin Musa’nın eserlerinin çevirilerini okuyabilmiş bir kaç “aydın” dışında bilinmiyordu. Fibonacci, kitabında bu rakamları anlatmaya şöyle başlar: “Dokuz Hint Rakamı 9 8 7 6 5 4 3 2 1 dir . Bu dokuz rakama “0″ işaretinin de eklenmesiyle, her hangi bir sayı yazılabilir.”

Liber Abaci, 13.yy. Avrupasında büyük ilgi görür, çok sayıda kopya edilir ve kilisenin yasaklamasına karşın Arap sayıları İtalyan tüccarlar arasında yayılır. Kitap Kutsal Roma İmparatoru II. Frederick’in dikkatini çeker. Frederick bilime düşkün bir imparatordur. Bilim adamlarını korur. Bu nedenle kendisine Stupor Mudi (Dünya Harikası) denilmektedir. 1220 yılında Fibonacci huzura çağrılır. Frederick’in bilim adamlarından biri tarafından sınava çekilir. Sonunda Fibonacci göze girer. Yıllarca hem imparatorla, hem de imparatorun dostlarıyla yazışır. 1225 yılında yazdığı Liber Quadratornum’u (Kare Sayıların Kitabı) imparatora ithaf eder. ” Diyofantus Denklemleri”ne ayrılan bu kitap Fibonacci ‘nin baş yapıtıdır. Her ne kadar Liber Abaci’ye çok daha dar bir çevrenin ilgisini çekerse de kitap sayılar kuramına büyük katkı getirir.

1228′de Fibonacci, Liber Abaci’yi yeniden gözden geçirir ve kitabın bu ikinci yazılımını imparatorun baş bilimcisi Michael Socott’a ithaf eder. Bu tarihten 1240 yılına kadar Fibonacci hakkında hiç bir şey bilinmiyor. 1240′ta Pisa kenti kendisine kente yaptığı hizmetlerden dolayı “20 Pisa Lirası” yıllık bağlar. Bundan sonra Matematikçimiz ne kadar yaşadı, o da bilinmiyor.

Leonardo Fibonacci, Arap Matematik’ini kullanışlı Hindu-Arap sayılarını Batı’ya tanıtmakla çok büyük bir katkıda bulundu. Ancak ilginçtir, çağımız matematikçileri Fibonacci ‘nin adını. daha çok, Liber Abaci’de yer alan bir problemde ortaya çıkan bir sayı dizisi nedeniyle bilirler. Dolayısıyla Fibonacci ‘yi anlatan bir yazıda ” Fibonacci Sayıları”ndan ya da ” Fibonacci Dizisi”nden söz etmemek olmaz.Bu nedenle biz de bu bölümün geri kalan kesimini bu diziye ayıracağız …

(daha fazla…)

Russel’in küme paradoksu???

Bir A kümesi yaratmaya çalışıyoruz. Bu kümenin özelliği, yalnızca kendini içermeyen kümeleri içeriyor olması. Örneğin evrensel küme, varolan tüm kümeleri içeren bir kümedir. Varolan tüm kümeleri içerdiğine, ve kendisi de bir küme olduğuna göre, evrensel küme, evrensel kümenin bir elemanıdır, yani kendi kendini içerir. Ya da “Üçten fazla elemanı olan kümeler kümesi”, kendisi de üçten fazla elemana sahip olduğu için kendini içerir. Ama örneğin Doğal Sayılar Kümesi N, bir doğal sayı olmadığı için kendini içermez. İşte bizim A kümesinin içereceği kümeler böyle kümeler, yani kendi kendinin elemanı olmayanlar. Şimdi şu soruya cevap arıyoruz: A kümesi kendisini içerir mi?
Eğer “içerir” dersek, A kümesinin A kümesinde işi ne? Çünkü A kümesi sadece kendini içermeyen kümelerin kümesi. Eğer “içermez” diyorsak, A kümesi kendini içermeyen bir küme olur, o zaman A kümesini de A kümesine dahil etmeliyiz, ama o zaman da A, kendini içeren bir küme olur. Yine her zamanki kısırdöngüye yakalandık?

(daha fazla…)

DivxPlanet üyelik alımı açılmış yumulun!

Uzun zamandır yorumlarımı esirgemediğim, zaman geçirdiğim, bana farklı düşünceler sayesinde katkıda bulunduğuna inandığım, üye alımını sürekli kapalı olarak bildiğim DivxPlanet üye alımını tekrar açmış… Sizden tavsiyem bir göz atmanız. İleride işinize yarayabilir. Girin bir hesap açın kullanmasanız bile kenarda dursun. Söylemedi demeyin. İnşallah uzun zaman açık kalır da herkes üye olur…

Düzenleme: Artık kapalı :( Eğer tekrar açılırsa yeniden duyuru yapacağım =)

2 / 912345...Son »

Anketler

Seçmek isteseniz...

Sonuçları Görün

Loading ... Loading ...

Galeri

_226_yigit226.jpg 20041227.gif

Etkileyici…

Biz arzulanana değil arzulamanın kendisine âşığızdır. — Neitzsche